Kısaca

Mutfağı katalogdan değil, sıradan bir akşam orada olup bitenlerden yola çıkarak planlayın. Günlük düzeni izleyin, her işe ayrı bir bölge verin ve geçişleri açık bırakın. Yükseklikleri ve saklama düzenini mutfağı kullanan kişilere göre belirleyin. Yüzey seçimini en sona bırakın.

Katalogdan değil, akşamdan başlayın

Çoğu mutfak bir katalogla başlar. Kapaklar, renkler ve tezgâhlar masaya serilir, odanın da bunlara uyması beklenir. Sonuç çoğu zaman beklendiği gibi olmaz. Daha iyi bir başlangıç noktası bir sorudur: Akşam altıyla sekiz arasında bu mutfakta neler oluyor? Yemeği kim pişiriyor, sofrayı kim kuruyor, kim ayakta sohbet ediyor ve herkes nerede duruyor?

Bu sorunun cevabı her evde farklıdır. Bir aile haftada altı akşam yemeği sıfırdan pişirir. Bir başkası yemeği ısıtır, hazır parçaları birleştirir ve misafir ağırlar. Üçüncü bir evde iki kişi aynı anda yemek yapmak ister. Bunlardan birine uyan plan ötekilerin işini zorlaştırır. Bu yüzden ilk iş çizim yapmak değildir. İlk iş dinlemek, sonra da gözlemektir.

Özel bir davet yemeğini değil, sıradan bir akşamı izleyin

Mümkünse sıradan bir yemek hazırlarken sizi izlemek isteriz. Bu, özel bir davet sofrası değil, her akşam pişirdiğiniz yemek olmalıdır. Bıçağa, tencereye, tabağa ya da çöp kovasına uzanırken ellerinizin nereye gittiğini not ederiz. Nerede durduğunuzu, nerede döndüğünüzü ve bir şeyin ısınmasını nerede beklediğinizi de yazarız. Ortaya çıkan düzen ders kitaplarındaki şemalardan daha yararlıdır, çünkü size özgüdür.

Küçük tekrarlara dikkat edin. Aynı kavanoz için aynı dolabı üç kez açıyor, eviyeye ulaşmak için yana adım atıyor olabilirsiniz. Kurulama bezini asacak bir yer bulamıyor olabilirsiniz. Bu tekrarların her biri her gün katlandığınız küçük bir zahmettir. İyi bir plan bunların çoğunu ortadan kaldırır.

Ev ziyareti mümkün değilse yazılı bir liste de benzer işi görür. Normal bir haftada ne pişirdiğinizi, sofraya kaç kişinin oturduğunu, alışverişi ve artan yemekleri nasıl yönettiğinizi not edin. Şu anki mutfağınızın gündelik kullanım sırasında çekilmiş fotoğrafları daha da iyidir, çünkü tezgâhta gerçekte neler durduğunu gösterir.

Çalışma üçgeni yerine bölgeler

İyi bir mutfakta saklama, hazırlık, pişirme, yıkama ve servis için birkaç belirgin bölge vardır. Her bölge ihtiyaç duyduğu şeyleri el altında tutar. Böylece elinizde sıcak bir tencere ya da suyu süzülen bir süzgeçle odayı nadiren boydan boya geçersiniz.

Hazırlık bölgesi en geniş boş tezgâhı ister ve bıçaklara, kesme tahtalarına, çöp kovasına yakın olmalıdır. Pişirme bölgesinde ocağın iki yanında sıcak tencereyi bırakabileceğiniz bir alan gerekir. Yağ, tuz ve tencereler de yakında durmalıdır. Yıkama bölgesinde bulaşık makinesi ile temiz tabakların durduğu dolaplar birbirine yakın olur. Böylece makineyi boşaltırken yürümez, yalnızca dönersiniz. Saklama bölgesi kenarlarda yer alır. Kiler dolabına ve buzdolabına, yemek yapan kişinin işini bölmeden ulaşılabilmelidir.

Bu yaklaşım, eski çalışma üçgeninin daha esnek bir biçimidir. Üçgen eviyeyi, ocağı ve buzdolabını birleştirir, kenarlarının da kısa olmasını ister. Yararlı bir kontrol yöntemidir ama yemek yapan tek bir kişiyi ve orta büyüklükte bir odayı varsayar. Bölgeler ise paralel, L, U ya da adalı planlarda işe yarar. İki kişi işi paylaştığında da çalışır.

Geçiş ne kadar geniş olmalı?

Geçiş genişliği dolaplar kadar önemlidir. Karşılıklı iki dolap sırası arasında yaklaşık bir metre olursa biri çalışırken öteki rahatça geçer. Geçiş bundan çok daha dar olursa iki kişi çarpışır. Çok daha geniş olursa yemek yapan kişi gereğinden fazla yürür ve her iş birkaç adım uzar.

Kapakları da hesaba katın. Açık bir bulaşık makinesi, açık bir fırın ve eviyenin başında duran biri birbirinin önünü kesmemelidir. Boy dolaplarının yanında ağır bir kabı bırakabileceğiniz boş bir yüzey olmalıdır. Çekmeceler adaya çarpmadan sonuna kadar açılabilmelidir. Küçük ölçekli bir planda bu çakışmalar kolayca gözden kaçar. Bütün kapaklar açık hâlde gerçek ölçüde çizildiğinde ise hemen ortaya çıkar.

Tezgâh yüksekliği ne olmalı?

Yaklaşık 90 cm olan standart tezgâh yüksekliği birçok kişiye uyar ama herkese uymaz. Uzun boylu biri alçak tezgâhta kamburlaşır. Daha kısa boylu biri yüksek tezgâhta dirseklerini kaldırır ve omuzlarını yorar. Yüksekliği mutfakta en çok yemek yapan kişiye göre belirleyebilirsiniz. Hamur açmak ya da oturup sebze soymak için daha alçak bir bölüm de ekleyebilirsiniz.

Aynı mantık saklama için de geçerlidir. Her gün kullandığınız eşyaların yeri kalça ile omuz hizası arasıdır. Onlara orada eğilmeden ve uzanmadan ulaşırsınız. Ağır eşyalar aşağıda, derin çekmecelerde durur. Yılda birkaç kez kullandığınız şeyler yukarıda ya da arkada kalabilir. Bu düzene uyan bir mutfak, kimse nedenini söyleyemese de kolay kullanılır.

Tezgâhın üstünde ne kalmalı?

En sakin mutfaklar neredeyse her şeyi gizler. Tezgâhta hangi üç şeyin duracağına erkenden karar verin. Birçok evde bunlar su ısıtıcısı, iyi bir bıçak bloğu ve bir meyve kâsesidir. Kimi evlerde ise kahve makinesi öne çıkar. Seçiminiz ne olursa olsun, yerini, prizini ve çevresindeki boşluğu önceden planlayın. Böylece oraya bırakılmış gibi değil, bilerek konmuş gibi görünür.

Geri kalan her şeyin yeri cephelerin ardıdır. Haftada bir kullandığınız cihazlar boy dolabında, dışarı çekilen bir rafta durabilir. Kablosu kalın küçük cihazlar için en iyisi dolabın içine priz koymaktır. Böylece kablo tezgâhın üstünden hiç geçmez. Çekmecenin içinde kaybolan bir çöp kovası da bir yüzeyi daha boşaltır. Mutfağa sakin görünümünü veren de boş yüzeylerdir.

Her şeyin yerini kullanım sıklığı belirler

Üç liste yapın: her gün kullandıklarınız, her hafta kullandıklarınız ve yılda birkaç kez kullandıklarınız. Günlük eşyalar en iyi yerlere, en kolay uzandığınız noktalara yerleşir. Haftalık eşyalar ortada durur. Büyük servis tabakları ve davet bardakları gibi ara sıra kullanılanlar ise uzanmanın biraz zahmetli olduğu yerlere gidebilir.

Çoğu mutfak farkında olmadan bunun tersine kurulur. En iyi dolaplar ilk gün dolar ve bir daha elden geçmez. Elinizdekileri dürüstçe sayın. En uzun şişeden en geniş tavaya ve en büyük tepsiye kadar her şeyi ölçün. Kendi eşyalarınıza göre kesilen saklama alanı, genel bir kalıba göre yapılandan daha fazla eşya alır. Eşyaların kaymasını, üst üste yığılmasını ve kaybolmasını da önler.